| Dilimiz Türkçemizi Canlandırma Derneği |
Türkçeye
duyarlı insanlar olarak Türkçe ile ilgili yakınmalarımızdan en büyüğü
herhalde yabancı kelimelerin dilimizi istila etmesidir. Çoğumuz basın-yayın
organlarını takip ederken veya günlük konuşmalarımızda bir radar gibi
yabancı kelimeleri algılıyoruz. Bu, duyarlılığımızın bize kazandırdığı
bir yetenek olsa gerek. Böylece, şimdilik o "işgal kuvvetlerini"
çok etkin bir şekilde savuşturamasak da en azından takip ediyoruz, onların
farkındayız. Yalnız günlük meşguliyetler ve hayatın hızlı akışı içerisinde
bazı "casus" kelimeler, yabancı kelimeleri yakalamak üzerine
yoğunlaşan radarımızın algısından kaçabiliyor! Kaçış sebebi bizzat bizden
görünmesi ve dahi öyle olması! Ben bu yazımda onlardan birini sizlere
ihbar etmek istiyorum.
Birçoğunuzun dikkatini uzun bir süredir çekiyor belki ama benim onun farkına varmam daha birkaç haftalık& Aslında bizden biri olan bu "yeni türeme", sanki Türkçemizi fakirleştirmek, güzelim birçok sıfatımızı yok etmek-unutturmak için emir almışçasına çalışmakta ve gün be gün etkinliğini artırmaktadır. Bu "hain", özellikle televizyonlarımızı ve radyolarımızı bütünüyle tesiri altına almış durumda. Haberleri seyrederken de rastlayabilirsiniz ona, bir maç seyrederken veya müzik programı dinlerken de.. Eğlence programlarında, tartışma programlarında her yerde o! Onun girdiği yere ne "harika" girebiliyor, ne "muhteşem", ne "fena", ne "olağanüstü", ne de sayamayacağım kadar çok olan binbir türlü sıfat. Hatta öyle ki "çok güzel" ve "çok kötü" bile onun bulunduğu yerde tutunamıyor! O, kendinden başka sıfata yaşam hakkı tanımıyor, "her şeyi ben tanımlayacağım" diyor. Çoğunuz belki söylemeden anladı kimi tarif ettiğimi; "inanılmaz"dan bahsediyorum. Bir muhabir için "çok ilginç" bir olay yok, "inanılmaz" bir olay var artık. Bakmaya doyum olmayacak manzaralar, oluyor "inanılmaz" manzara. "Muhteşem" goller seyretmiyoruz maçlarda& Güneşli havalar da, yağışlı havalar da "inanılmaz" artık!.. Ne "ölümsüz" şarkılar kaldı, ne "eşsiz" eserler kaldı. İnsanlar bile çok dürüst, çok bilgili, çok samimi, çok yakışıklı değil, hepsi "inanılmaz" insanlar! Bu "inanılmaz"a bakıyorsunuz; anası Türk, babası Türk, kendi Türk, ama ne olmuşsa olmuş, meramını anlatmaktan aciz insanların yüzünden tam bir Türkçe düşmanı kesilmiş. Yabancı işgal kuvvetlerine
içeriden destek veriyor. Güzel Türkçemizi fakirleştirmek için elinden
geleni ardına koymuyor. Türkçemiz, hem binlerce yıllık tarihinin getirdiği
birikim hem de üstün yaratıcılık yeteneği sayesinde duygularımızı, düşüncelerimizi
rahatça ifade edebilmemiz ve kendi aramızda anlaşabilmemiz için bizlere
zengin malzeme sunarken, bu zengin malzeme içindeki sayısız sıfatı bir
kenara koyup her ismi "inanılmaz"la sıfatlandırmak, cebinde
her kapıyı açabilecek sayıda anahtarla gezen ama her kilide elindeki
maymuncuk sandığı anahtarıyla yanaşan bir çocuğun haline benziyor&
İşte dil fakiri insanların basın-yayın organlarında milyonlarca insanın
karşısında konuşmaya çalışmasının durumu bu! Anlatmaktan aciz insanlar,
ötesine kalkışıyor, sunmaya çalışıyor. Onlar dertlerini bir anlatabilse
hepimiz inanacağız, fakat onlar inanılmaz diyip işin içinden çıkıyor,
sonucunda bizlerse ne anlayabiliyoruz ne de inanabiliyoruz hakikaten! |